Bebeklerimiz ve çocuklarımız ekranla değil akranla büyümeli!

Ekranlara, hayatımızın önemli bir kısmını giderek daha fazla emanet ettiğimizin farkında mıyız?

İş yerimizde bilgisayar, evde televizyon ve fırsat buldukça da tablet ve akıllı telefonlarımızın ekranlarına bakarak yaşadığımız hayatlarımız, çok değil, bizden iki-üç kuşak önceki atalarımıza göre büyük değişime uğradı.

Bizler akşamları müdavimi olduğumuz dizileri izleyip, sosyal medyada ‘selfie’lerimizle boy gösterirken, anneannelerimiz yazın kapı önlerinde; kışın da sobanın etrafında eş-dost-akrabalarıyla hasbihal ederek vakit geçirmeyi tercih ediyordu.

Elbette ekranlardan çok şey öğrendik ve öğrenmeye de devam ediyoruz. Ve elbette ekranların kısa vadede hayatımızdan çıkacağını düşünmek pek kolay değil. Ancak bu durum, günde yaklaşık 78 defa akıllı telefonlarımızın ekranına bakarak bu alanda bir Avrupa rekoru kırmamızı gerektiriyor muydu? (Avrupa ortalaması günde 48 defa)

.

Ekranlar bebek veya çocuk bakıcısı değildir

Her ne kadar çocuk gelişim uzmanları bebeğimiz iki yaşına gelene kadar hemen hiçbir ekranla tanışmaması gerektiğini; bunun bebeğin sağlıklı zihin gelişimi için son derece önemli olduğunu her fırsatta vurguluyorlarsa da bizler, daha bir yaşına gelmeyen bebeğimizin Youtube videolarını kendi başına ‘ne de güzel’(?) açabildiğiyle övünmekten geri kalmıyoruz. Bebeğimizi biraz da olsun oyalamak; mamasını yemesini sağlamak için kim bilir kaç defa televizyonun önünde bulduk kendimizi…

.

Ekranlar çocuklarda uyuşturucu etkisi yapıyor!

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre çocuklar okulda geçirdikleri vakitten daha fazlasını elektronik medya başında geçiriyor. Yine aynı araştırmaya göre 10 ebeveynden yedisi çocuklarının teknoloji bağımlısı olduğunu düşünüyor. 

İngiltere'de yapılan bir başka araştırmaysa korkunç bir gerçeği ortaya koyuyor. Günde yaklaşık üç saat ekranda oyun oynayan çocukların MR'larındaki beyin görüntüleri madde bağımlılarıyla aynı. Ekran karşısında salgılanan dopamin, tıpkı alkol alanlarınki gibi. Özetle ekran bağımlılığı çocuklarda alkol ve uyuşturucu bağımlılığıyla birebir benzerlik gösteriyor.

.

Ekrana değil akrana ihtiyaçları var…

Çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için bizlere bu konuda önemli bir görev düşüyor. Her şeyden önce çocukların ekran başında geçirdikleri zaman kısıtlanmalı ve anne-baba gözetiminde gerçekleşmeli. Çocuklarımız çoğu zaman buna direnseler de net bir tavır koymamız şart. Zira çocuk kanalı olarak gördüğümüz pek çok kanalda uzun reklam kuşaklarıyla, şiddet içeren çizgi film sahneleriyle, aşırı renkli-hareketli ekran görüntüleriyle ve kültürümüzle hiç de ilgisi olmayan unsurlarla her an karşılaşmak olası.

Bir çocuğun sağlıklı zihin ve sosyal gelişimi açısından ekranlara mı yoksa akranlara mı ihtiyacı var? Bir düşünelim. Paylaşmayı, uzlaşmayı, birlikte hareket etmeyi, kahkahaları bölüşmeyi, ünsiyet kurmayı çocuğumuz ekranlardan mı yoksa akranlarından mı öğrenebilir?
 

  • 09-08-2019 tarihinde eklendi